E bu Türkçe pop. Gel gel sarışınım gel.
Sezen söylüyordu bunu işte. Bizim memleketin şarkısı.
Dur bi dakika. Dinata Dinata yazıyor bunda.
Eleftheria Arvanitaki'nin bir şarkısı bu. Kendisi Yunan.
Görüntüdeki amca da Ara Dinkjian. Diyarbakır doğumlu.
Ermeni asıllı. Amerika'da yaşıyor.
Lan sakın bu sanat, bizim çizdiğimiz o çizgilere uymuyor olmasın!
Pasaportsuz, vizesiz sınırları geçiyor besbelli bu pezevenk.
Geçen yine öyle durdum bakıyorumş. Şahane bir şiir.
Savaş'ın ne kadar gerizekalıca ve vicdansızca olduğunu anlatıyor özetle.
Bir baktım yazarına Bertold Brecht. Kimdir bu herif?
Alman komünistlerinden. 18'lerin sonlarında doğmuş, ömür boyu da sanatı ve insanlığıyla yaşamış.
Kimseye eyvallahı yok. Hitler'e bile. Yani Almanya'nın yüz aklarından.
Sene 2013, yer Türkiye ve ben barış isteğimi bu adamın sözleriyle dile getiriyorum.
Orhan Veli var sonra. Siz yine bir tek şairliğiyle bilin O'nu.
Ama kendisinin düşüncesi, fikri hala çok laf söylüyor bizim çorak beyinlerimize.
Picasso denen eli boyalı adam ne yaptı "Guernica" ile? Hay bin İspanya!
Daha nice örnek veririm derdim ama demeyeceğim. Bakın diyemiyorum değil, demeyeceğim.
Çünkü sanatın içinden böyle örnek seçilmez. Sanat zaten budur.
Bir kalemle kafi kağıda bakan bu aptal haritalarımız yetmez sanatı sınırlamaya.
Ama bir dakika!
Bunlar demek değildir ki sanatın yereli olmaz.
Hem de bal gibi olur. Olur ki en güzeli de oradan çıkar.
Yaşar Kemal dünyanın en güzel yerel ağzıyla seslenmedi mi tüm dünyaya?
Tolstoy sakalını bir kenara atıp tam da o dönemdeki kendi yerelini yazmadı mı?
Mehmed Uzun, Adalet Ağaoğlu vs. Bu insanlar hangi dilleri hangi biçimde kullandılar?
Oturup düşünmek gerekmez mi?
O yerelleri bölebilir mi peki sınırlar? Kafanızı çevirip ortadoğu haritasına bakın.
Bölebilmiş mi?
Peki devletler, o yereli yerellikten çıkarabilmiş mi tarih boyu?
Şimdi yine bakın aynı haritaya. Biraz düşünün.
Çıkarabilmiş mi dersiniz?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder